Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Nitelikli

Aşk’a Yolculuk

Uzun uzadıya bir bekleyişin son durağıydı İstanbul havalimanı. Öncesinde; sabahın nuru yolumu aydınlatırken son sabah namazı, son kıraat, son hasret, son özlemin nefesi ile koyuldum yola. Yükümü hafifletmeye çermikten başladım. Kendimden, kendime eklediğim farazi ağırlıklardan kurtulamadıkça o mutlak hafifliği yakalayamayacakmışım gibi hissediyordum. İçimde coşkun bir ırmak çağlıyordu. Nereye akacağını bilmeyen, yol ve iz bilmeyen. Bir yol bulunmazsa yolsuzlukta kaybolacak bir ırmak. Öyle bir yere yolcuydum ki geriye dönüp bakmak bile zül geliyordu. Geride, kirlerden ağırlaşmış, günahlara bulanmış, geride dünyanın o her doğuşta belirgin fettan çizgileri vardı. Dünyayla dünyada iken vedalaşmak bu kadar kolaydı o an anladım. Geriye dönsem ırmağın kupkuru bir sahraya dönüşeceğini de. Elimde kardeşimden kalan bir tespih, dilimde şeyhimden miras zikrim, kalbim ve aklımda tasavvuru imkansız bir huzur… insan ancak böyle bir yolculuğa çıktığında asıl yolculuğun ne olduğunu anlıyormuş, anladım…

En Son Yayınlar

Taze Ölü

Senden VAZGEÇMEYECEĞİM

Bedenimi aşıyor yorgunluğum*

Sarkacın iki ucu

Hiç